6-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında, Yunus Emre Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen Türkçe Yaz Okulu Programı kapsamında 15 farklı ülkeden gelen uluslararası öğrenciler, Kastamonu Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’de hem Türkçe öğrendi hem de Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Yaklaşık bir ay süren program, dil eğitiminin ötesine geçerek farklı kültürlerden gelen gençler arasında dostluk köprüleri kurulmasına önemli katkı sağladı.
Program süresince öğrenciler, alanında uzman öğretim elemanları eşliğinde yoğun Türkçe derslerine katıldı. Sınıf içi etkinliklerde konuşma, dinleme, okuma ve yazma becerilerini geliştiren katılımcılar, öğrendikleri Türkçeyi günlük yaşamda kullanarak pratik yapma imkânı buldu. İnteraktif dersler, grup çalışmaları ve iletişim odaklı etkinlikler sayesinde öğrenciler kısa sürede hem dil becerilerini geliştirdi hem de farklı ülkelerden arkadaşlarıyla güçlü bağlar kurdu.
Dil eğitiminin yanı sıra öğrenciler için zengin bir sosyal ve kültürel program da hazırlandı. Kastamonu’nun tarihî ve doğal güzelliklerini keşfeden katılımcılar; şehrin kültürel mirasını yerinde tanırken geleneksel Türk yaşamını da yakından deneyimledi. Düzenlenen geziler, kültürel etkinlikler ve sosyal buluşmalar sayesinde öğrenciler yalnızca Türkçeyi değil, Türk misafirperverliğini ve kültürel değerleri de yaşayarak öğrenme fırsatı elde etti.
Program boyunca farklı milletlerden gelen öğrencilerin aynı çatı altında bir araya gelmesi, kültürlerarası etkileşimi güçlendiren samimi bir öğrenme ortamı oluşturdu. Katılımcılar kendi kültürlerini paylaşırken Türk kültürünü de yakından tanıdı; böylece ortak değerler etrafında yeni dostluklar kuruldu ve unutulmaz anılar biriktirildi.
Kastamonu Üniversitesi TÖMER’de geçirilen bu süreç, Türkçenin uluslararası alanda yaygınlaşmasına katkı sunarken, öğrencilerin Türkiye ile kurdukları bağları da güçlendirdi. 6-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Türkçe Yaz Okulu Programı'nı başarıyla tamamlayan katılımcılar, ülkelerine yalnızca gelişmiş Türkçe dil becerileriyle değil; aynı zamanda Kastamonu'dan ve Türkiye'den unutulmayacak dostluklar, kültürel deneyimler ve güzel hatıralarla ayrıldılar.








